DOLAR 8,56630.77%
EURO 10,46100.57%
ALTIN 521,520,65
BITCOIN 316839-6,65%
Aydın
21°

AÇIK

20:33

AKŞAM'A KALAN SÜRE

Selma Erdal

Selma Erdal

08 Mayıs 2021 Cumartesi

Sanal Ortam

0

BEĞENDİM

ABONE OL

Sanal Ortam

Televizyon kanallarında, özellikle de magazin programlarında konuşan artizi, mankeni, şarkıcısı; genellikle takıntılı ve de öfkeli sanal ortamda kendilerine yönelik eleştiri yapanlara… Gerçi övgüler düzenler olduğunda onlara tepkileri yok da ah yok mu o eleştirenler!…
Oysa sanal ortam, internet üzerinde yaratılan kamusal alan; o çok özendikleri, yıllarca destekledikleri, şiddetle içinde olmak istedikleri küresel toplumun bir ürünüdür sanal kamusal alan… Artık sokaktaki adam ya da madam; sanal ortamdan eleştirilerini, düşüncelerini, görüşlerini paylaşıyor ki bunun adı açık toplum… Bununla birlikte açık toplum kavramının olumsuzlukları da var ama toplumun tepkisini ortaya koyması için de “sanalda da olsa” bal gibi de demokratik bir mekan…
Geçmişte gazete, dergi yazılarıyla, ilanlarıyla ve haberleriyle; istendiğinde hükümetler bile düşürülürdü bu ülkede… Şimdi öyle mi?… Halkın tepkisi; anında, internet ortamında, birilerinin manupile etmesine gerek kalmadan, herkes düşünceleriyle sanal kamusal alanda yayında… Üstelik de zaman ve mekan sınırlaması olmadan; her an, her yere ulaşılabilen bu dünyada, sanal kamusal alan, bir zamanlar “dördüncü kuvvet” olarak tanımlanan “yazılı ve sözlü ya da görüntülü” basının pabuçlarını dama attı çoktandır.
Sanal ortam, sanal kamusal alan demişken…
Genelde yeniliklere, değişimlere, çağdaşlığa ayak direten toplumsal yapımız; aman nazarlar değmesin, pek sevdi sanal ortamı, sanal kamusal alanı… Kimsecikler kahve köşelerinde siyaset yapmak için kendini paralamıyor, çoğunluk sanal ortamda, aklının erdiğince düşüncelerini paylaşıyor, gerçi bazen de sınırlarını aşıp ya da duracağı yeri bilemeyip bazen kendini, bazen de başkalarını yaralıyor. Elbette ki gönül kırmak anlamında değil, TCK 299 kapsamında kafaların kırılabilmesi bağlamında …
Her ne tür olumsuzluk olsa da yine de sanal demokrasi, sanıldığı gibi hiç de yalan demokrasi değil. Daha dünlere kadar “tepkisiz” olarak tanımlanan toplumsal yapımızın gelişiminde olumlu işlev gören bir olgu…
Herkesin bilgi alma, bilgiye ulaşma ya da bilgisini paylaşma hakkı var. Ve elbette Anayasamız ve İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi çerçevesinde “düşüncelerini açıklama, paylaşma hakkı” da var. Sanal kamusal alan; Eski Yunan’da var olan, AGORA’nın sanal uyarlaması… Üstelik Eski Yunan’da olduğu gibi yalnızca “asil erkeklerin konuştuğu” bir alan da değil. Varsılı, yoksulu… Erkeği, kadını… Bileni, bilmeyeni… Kimin varsa söyleyecek sözü; döküyor içini… Bununla birlikte; izlemek, gözlemek, öğrenmek amacıyla eğer istenirse sanal ortamda yabancı dil de öğreniliyor, üniversite öğrenimi de yapılıyor. Yeter ki yaşanan bu demokratik tutum ve davranışlar; rahatsız etmesin sansür hazretlerini… Ülkeye sanaldan başlayıp, gerçek kamusal alana da yayılan bir demokrasi geleneği yayılıp, yerleşirse; işte bu da bal kaymak olur bu ülkede…
Bu arada Amerikalı Biden; Osmanlı ve SOYKIRIM sözlerini getirince bir araya… Çok bekledik; Eyy’li, VAN MUNUT’lu, HADSİZ’li pek çok ayar ve azar ama… Gördük ki en gür ses, en güçlü tepki, en vakur açıklama egemenlerden değil de, sanal kamusal alandan geldi. İyi ki varsın sanal alan, iyi ki oluşmuş sanal kamusal alan !… Vay ki bize, vay; sen de olmasan olmayacak saygınlığımızı, kimliğimizi, onurumuzu korumaya olanak tanıyan bir ortam.

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.